“Müziğimin Temelinde Felsefe Yatar”

Bach benim müzik yaşamıma yön veren en önemli kişidir. Sanıyorum müzisyenlerin çoğu için de bu böyledir. Ben belki biraz daha ileri gidip, Bach ve diğerleri diyebiliyorum. Bach müzikte son noktayı koymuş, müziğin matematiği ile estetiğini bir arada çözebilmiş ve sonrakilere önemli bir yol açmış. Öncelikle müzisyen olarak Bach benim için çok önemli.

Ancak onun ikinci bir özelliği daha var. Bu devasa insanın müziğinin temelinde inanç yatıyor. Ben de besteci olarak daha ilk adımlarımı atarken, onun ve çağdaşı Itri’nin yolundan giderek ilk albümlerimde inanç konularına eğildim.

Viyana’da lisans öğrencisiyken NASA’nın görüntüleri eşliğinde konserler vermeye başladım. Üç kutsal kitabın kâinatla ilgili ayetlerini kendi müziğimle yorumladım.

Müziğimin temelinde felsefe yatar. Bu bana aileden miras kalan en büyük değer. Babam felsefe okumak için Konya’dan kalkıp tek başına İstanbul’a gelmiş bir genç. İçindeki duyguları şiirle dışa vuran bence hak ettiği şöhreti kazanamamış bir sanatçı. Ben çok entelektüel bir çevre içinde büyüdüm. Babamın Cuma sohbetleri ilginçti mesela. Her Cuma bizim evimizde, bütün dünya görüşleri çok farklı olan insanların toplantıları olurdu. Annem o gün için yemekler yapardı. Piyano çalıştıktan sonra, cuma günlerini iple çeker, bu insanların konuşmalarını dinlerdim. İşte orada masada, mesela ressam Balaban vardı, Necip Fazıl Kısakürek hemen onun yanındaydı, Oğuz Tansel hemen oradaydı, Sabahattin Kudret Aksal oradaydı, Metin Eloğlu oradaydı, Edip Cansever oradaydı. Dünya görüşleri çok farklı olan insanlar oturup bir şeyler konuşurlardı. Ben de kafama göre doğruları alıp sentezledim, aslında bugünkü konuşma o Cuma sohbetlerinin de bir nevi sentezi gibi. Dolayısıyla bu kadar sağlam, farklı dünya görüşlerinin çok sağlam temsilcilerinin konuşmalarını dinleyerek büyüyen bir adamın felsefesi de sağlam temeller üzerine dayalı olabilir. Çocukluğunuzdaki yaşadığınız değerler son derece önemlidir.

Bu Yazıyı Paylaş

Yorum Yaz


*