Varna’dan Romanya’ya…

Tuluyhan-KostenceKasımın ikinci yarısında birkaç günlük bir dinlenmenin ardından aralık konserlerim başladı. İlk durak Köstence…

Atatürk Hava Limanı öğle saatleri olmasına rağmen iğne atsanız yere düşmeyecek kadar yoğun. Burada her dil konuşuluyor. Binlerce insan, çoluk çocuk artık İstanbul’a dar gelen dış hatlar terminalini doldurmuş. İstanbul’u transfer noktası olarak kullananlar, saatlerce alanda beklemekten sıkılmış, hemen bir laf açıp konuşmaya çalışıyorlar… Onlarla sohbet ederken zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyorsunuz.
THY, Romanya’da Köstence’ye özel uçuş koymuş ama yolda Varna’da da yolcu indirecek. Uçak tamamen Bulgar ve Romenlerle dolu… Yol kısa, yarım saat sonra Varna’dayız. Uçağın yarısı iniyor, biz 45 dakika uçağın kapıları açık bekliyoruz. Kabin personeli ile sohbet ederek zaman geçiriyoruz. İçeri buz gibi Varna havası doluyor. Hava alanı tamamen gri… Hava yağmurlu. Yeni yolcular alınıyor ve hareket ediyoruz. On beş dakika sonra son durak Köstence. Uçak alana inerken pas geçiyor, bir tedirginlik yaşanıyor. İnince anlıyorum, binlerce kuş alanın üzerinde uçuyor, belli ki, pilot sürülerin içine dalmak istememiş.

Romanya’ya 90’lı yılların sonlarında gitmiş, Bükreş ve Köstence’de iki konser vermiştim. Köstence’de yine aynı salonda çıkacağım sahneye. Oleg Danovski Opera Bale salonu..O yıllarda Romanya demokrasi ile henüz tanışmıştı. Şimdi Avrupa Birliği üyesi ancak şehircilikte fazlaca değişim yok. Dokunulmamış eski bitkin binalar, yarım kalmış inşaatlar, boş sokaklar, boş meydanlar… Dikkatimi çeken iki şey kadınlar üzerine.… Hizmet sektörü onlara emanet edilmiş, çalışan erkek görmek zor. Dünya güzeli kadınlar inanılmaz bir hızla, asla yorulmadan işlerini yapıyor, sanki Romanya’yı sırtlarında taşıyorlar. Erkekler sırra kadem basmış.
Yıllar önce konser verdiğim Oleg Danovski Opera ve Bale salonu yenilenmeden hala ayakta duruyor. Sahnede tam kuyruklu bir konser piyanosu. İçinde CCCP (SSCB) yazıyor, ne kadar eski olduğunu düşünün… Ancak temiz bakılmış ve hala çalınabilecek durumda.
Konser günü Köstence’yi neredeyse sel aldı ama insanlar sanatı seviyor… Salon doluyor. Romanya’nın her yerinden hatta Bulgaristan’dan bile gelenler var..Soydaşlarımız böyle sıcak bir buluşmayı kaçırmamışlar, ellerinde demet demet çiçeklerle salonu doldurmuşlar. Konsolosluğumuz pek çok yerde tanık olduğum gücünü burada da kurmuş. Genç, dinamik kadrosu ile bu durağan kente Türkiye’nin sıcaklığını getirmiş, şefkatli bir güç kapısı olmuş.

Konser vermek, müziğimi insanlarla paylaşmak hayattaki var olma nedenim. Ancak sahne sanatçısı olmanın çok önemli bir artısı var. Siz bir sanatçı olarak, gönül gözüyle size uzanan elleri görebiliyor, onlara dokunabiliyorsunuz. Köstence’de de bu sevgi alışverişini bolca yaşadım. Ayrılırken, gözlerim doldu, uzun uzun vedalaştım… Biz Anadolu insanıyız. Duygularımız coşkulu.
Köstence hava alanı NATO üssü olarak kullanılıyor. Dev Amerikan askeri uçakları sıra sıra dizilmiş. Rengarenk yolcu uçaklarının arasında askeri renkler beni sinirlendiriyor. Güvenlik üst düzeyde. Yoğun aramalardan sonra uçağa geçiyorum. THY’nin genç personeli yine güler yüzlü. Daha uçağa bindiğinizde kendinizi evinizde hissediyorsunuz. Yanımda bir Romen oturuyor. Mühendismiş, Türkiye’de iş yapıyormuş. Son olarak Adana’yı görmüş, şaşkın. “Üç milyon nüfusu var, muhteşem bir şehir. Ekonomisi nedir, şehir nasıl bu kadar kalkınmış” diye soruyor bana.

Adana’yı anlatıyorum, yanımdaki yolcuya… Memleketindeki güzellikleri anlatmak insana müthiş bir haz veriyor.
Bu Perşembe Adana’da olacağım. Portakal ve turunç çiçeklerinin açtığı dönemdeki cennet kokusunu kaçırdım ama turunç ağaçlarıyla süslü caddelerde kış günü ılık bir havada dolaşmanın keyfini yaşamak mümkün. Adana’da yıllardır görüşmediğim dostlara bir merhaba demek için zaman bulmalı. Hafta sonu Sirkeci Garı’nda konserim var… İstanbul’un en sevdiğim mekânlarından birinde sizleri bekliyor olacağım. Gelirseniz sevinirim.

TULUYHAN UĞURLU
7 Aralık 2014 Pazar
Bağdat Caddesi,Suadiye-İSTANBUL

Bu Yazıyı Paylaş

Yorum Yaz


*