TULUYHAN UĞURLU İLE
HAYDARPAŞA MERDİVENLERİNDE PİYANO SESİ
DÜNYA
BAŞKENTİ İSTANBUL 100. KONSER
29
Temmuz 2008 Salı Saat 21.00

Logo
üzerindeki linke tıklayınız
|
|
Haydarpaşa'dan İstanbul'a Bakmak,
İstanbul'u Dinlemek...
Tuluyhan Uğurlu, Dünya Başkenti
İstanbul'un
100. konserini
Haydarpaşa Garı merdivenlerinde
veriyor. Kırım Savaşı'na giderken
İstanbul'dan geçen Napoleone Bonaparte'ın bu sahilden
tarihi yarımadaya bakıp
İstanbul için şu ünlü sözlerini
söylediği rivayet edilir:
"Eğer dünya tek bir ülke olsaydı,
başkenti İstanbul olurdu."
Siz de Napoleone Bonaparte'ın
İstanbul'a baktığı yerden Dünya
Başkenti İstanbul, 100. konserini
dinlemeye ne dersiniz? |
|

|
 |
|
NEDEN DÜNYA BAŞKENTİ İSTANBUL?
Dünya Başkenti İstanbul, İstanbul 2010 için
Tuluyhan Uğurlu tarafından hazırlanan ilk
bireysel projedir. Albüm olarak halen satışta
bulunan eserin sahne performanslarında müzikle
senkronize olarak görüntülerden yararlanılmakta,
eserin her bölümünde ayrı bir İstanbul öyküsü
anlatılmaktadır. Bu öykülerden bazılarının kısa
tanıtımlarını aşağıda bulabilirsiniz.
|
|
|
Asya, Avrupa'ya Âşık Olunca...
Binlerce yıl ışığıyla dünyayı
aydınlatmaktan sıkılır Asya...
Anadolu'nun en batı noktasından
elini karşı kıyıya, Avrupa'ya uzatır.
Bu bir aşk, bir gençlik arayışıdır. Asırlarca
mesafeli bakışırlar birbirlerine.
Sonra Asya'nın ışığı ile gözleri
kamaşır Avrupa'nın. O günden sonra
ayrılamazlar birbirlerinden. İki
kıtayı birleştiren İstanbul
binlerce yıldır insanın en büyük düşünü
yaşar ve yaşatır... Batı için
sihirli bir dünyaya ilk adım, Doğu
için ulaşılması güç bir düşün
başlangıcıdır. |
|
 |
|
İSTANBUL'A SU GETİRMENİN ÖDÜLÜ!
Sultan Süleyman, Mimar Sinan'dan
susuzluktan kırılan İstanbul'a su
getirmesini ister. Koca Sinan bugün
hala kullanılan bentler ve barajlarla
İstanbul'u temiz suya kavuşturur. Ödülü
evine bağlanan özel sudur. Ancak 98
yaşında Kanuni'nin izni ile evine
bağlanan su
kesilir.
Sinan "Biz yaptıklarımızı bir
bardak suya satacak kadar menfaat
düşkünü değiliz. Hizmetimizi Allah için
yaptık ve karşılığını ahi rette
bekliyoruz" der.
|
|
 |
|
 |
|
Boğaziçi'nde
Erguvan Zamanı
Erguvanların yeşil ve maviyi bastıran
pembe çiçekleri İstanbul'da baharın
müjdecisidir. Bizans'tan beri erguvan
imparatorların ve İstanbul'un rengidir.
Osmanlı'da asırlarca baharı karşılamak
için erguvan şenlikleri yapılır.
Cumhuriyetle bu tutku unutulur.
Ancak kentler
değişse de, doğa devinimini
sürdürür. Erguvanların yeşili bastıdan
pembe çiçekleri İstanbul'da hala baharın
müjdecisidir. Asırlar geçse de özellikle
Boğaz sırtlarındaki bu
güzelliği ondan kimse koparıp alamaz. |
|
|
 |
|
İstanbul'da Hüzünlü Sonbahar
Mustafa Kemal'in İstanbul tutkusu... İlk
gençlik yılları, 1919'da İstanbul'dan
ayrılışı ve cumhurbaşkanı olarak 1927'de
İstanbul'a dönüşü. Dolmabahçe Sarayı'nda
genç Türkiye Cumhuriyeti'nin gelişimi
için yaptığı çalışmalar ve hüzünlü bir
sonbahar günü İstanbul'dan ölümsüzlüğe
yürüyüşü... İstanbul'dan gözyaşları
içinde kurduğu kente, Ankara'ya
uğurlanışı... |
|
|
24 SAAT İSTANBUL
Her gün yeniden doğan bir kent,
her gün yeniden keşfedilen bir
dünyadır İstanbul... Biraz
geleneksel, biraz Asyalı, çağı
yakalamaya kararlı, gökyüzüne
karışan mavi gökdelenleri ile
mağrur, her ortamda süslü ve
özeldir İstanbul... Yaşanan
sıkıntılar ortak, yaşanan
mutluluklar ortaktır
İstanbul'da... Öyle bir sevdadır
ki İstanbul, bir ömür tutsak
alır tanıştığını...
24 Saat İstanbul, bir ömür boyu
İstanbul... |
|
 |