| Suna Kan anlatıyor: |
1948 yılında çıkan “Harika Çocuklar” yasasından yararlanarak yurtdışına gönderilen ve konserlerini tüm dünyanın beğenerek alkışladığı Devlet Sanatçımız Kemancı Suna Kan anlatıyor.
Çocukluğumdan bugüne kadar, kısacası kendimi bildim bileli ismini her zaman sevgiyle andığım, tanıdığım bir müzikçi Cemal Reşit Rey.
Çocukluk dönemim Ankara’da geçmişti, şuan olduğu gibi. Bu dönemde yaşadığım hatıralarım arasından en belirgin olarak hatırladığım, O’nu uzaktan seyretmekti.
Konservatuvar bitirdikten sonra uzun bir süre yurtdışında kaldım ve yurda döndüğüm 1957 yılında İstanbul’da Cemal Reşit Rey idaresinde solist olarak bir konser verdim.
Besteciliğine, orkestra şefliğine alıştığımız Cemal Reşit Rey aynı zamanda çok iyi bir piyanistti ve kendisi ile, her zaman bu onuru kimsenin yaşamayacağını düşündüğüm bir olayı yaşamıştım. Keman – Piyano ikilisi olarak kendisi ile bir kaç konser yapma onurunu yaşamıştım çünkü. Ayrıca kendisi ile birçok oda müziği konserleri yapma fırsatım olmuştu.
Cemal Reşit Rey, Osmanlı, Türk ve Batı kültürünü almış ve bunları kişiliği ile yoğurmuş, çok derin bir kültüre sahip bir insandı. Ailesi ile birlikte uzun yıllar Fransa’da kalmış ve fransız müzikçilerinin çevresinde ve onların içinde yetişmiş, fransız tiyatro ve edebiyatını çok iyi bilen bir müzikçi idi.
1960 yılından ölümüne kadar olan süre içinde kendisiyle birçok konserler yaptık. Bunlardan en önemlisi ve onur verici olanı, benim için bestelediği “Andante ve Allegro” adlı eserinin ilk seslendirilişini yine onunla yapma onurunu yaşamış olmam ve bu eserin yurtiçi ve yurtdışında seslendirerek, CD yapılmış olması. Kendisini anarak ve severek çaldığım güzel eserlerden birisidir Andante ve Alleogro.
Cemal Reşit Reyle 10 gün süren uzun bir Avusturya turnemiz oldu. Başta Viyana olmak üzere bir çok şehirde konserler yaptık bu süre içinde. Turne boyunca müzikçi kişiliği ile tanıdığım Cemal Reşit Rey’i daha yakından tanıma fırsatım oldu. Günlük yaşamında çok zarif, sohbeti keyif verici ve olağan üstü çoşkulu bir insan olduğunu anlamıştım. Kendisini saatlerce sıkılmadan dinleyebilirdim. Öğretici ve eğitici yanı sohbetlerinden anlaşılıyordu. Öylesine hoş ve akıcı bir biçimde kendisini dinletirdi. Kendisiyle kimi zaman bir baba kız, kimi zaman bir arkadaş, kimi zaman mesleğini icra eden iki insanın yaşayacağı ilişkileri yaşıyordum. Bu gezide yaptığı alış verişlerde kendisine sunduğum fikirleri asla geri çevirmeyecek çok zarif ve olgun bir insandı.
Doğanın bir kanunu ama, bizlerden önce aramızdan ayrılışı, yok oluşu gerçekten üzücü.
Özlediğim kişiler arasında önemli bir isimdir Cemal Reşit Rey. Kendisini tanıdığım ve birçok konserleri birlikte yapma fırsatı bulduğum için kendimi şanslı buluyorum.
Yeri doldurulamayacak ve yokluğu her zaman hissedilecektir.