Şakir Yolaç anlatıyor:

 

CEMAL  REŞİT REY ÜZERİNE BİR KAÇ SÖZ...


Riyaseti Cumhur Filarmoni Orkestrası'nın o dönemki Obua Grup Şefi Şakir
YOLAÇ anlatıyor.


Ölüm kaçınılmaz olsa da, geride bıraktığı boşlukla kabul edilmesi çok zor olan katı bir doğa olayını anlatıyor. Cemal Reşit Rey'in ölümü, yeri doldurulması zor görüken bir müzikçinin eksikliğini derinden hissettiriyor.

Cemal Reşit Rey,  "Türk Beşleri" olarak anılan besteciler kuşağının  ilk temsilcisiydi. Onun ölümü, müzikte çağdaş yaratıcılığı temsil eden, Türkiye'de besteciliği bir anlamda sıfırdan başlatarak çağdaş sanat düzeyine yükselten bir kuşağın yaşamdan ayrılmasını simgelemektedir. Kabullenmesi zor olan budur.  Çünkü "Beşler" kuşağı olmasaydı, müziksel  yaratılıcıkta
Türkiye, çağdaş dünyada 1930'lu yıllardan beri yerini almamış olacaktı. Onlar, besteciliği yurdumuzda yoktan var ettiler ve yeni kuşakların yetişmesine ortam hazırladılar.

Cemal Reşit Rey müzik dünyasına sayısız öğrenciler ve besteciler yetiştirmiştir.  Özellikle Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, İzmir, İstanbul Devlet Senfoni Orkestralarında çalışan birçok müzisyen Cemal Reşit Rey'in öğrencisi olma duygusu ile yetişmiştir.

Besteciliğinin ve öğretmenliğinin yanında Cemal Reşit Rey, Atatürk'ün döneminde ülkemizde gerçekleştirilmesine çalışılan müzik kalkınmasına tanıtlık etmiş, tarihsel görevler üstlenmiştir.

Cemal Reşit Rey, çalışkan bir müzik yaratıcısıydı, bıraktığı verim, senfoniler, müzikaller, marşlar, operetler olarak özetlenebilir. Ancak halk müziğine verdiği değer bestelediği "Türküler" den anlaşılmaktadır.

Cemal Reşit Rey'in öğrencisi olma gururunu ve onunla aynı orkestra çalma sevincimi her zaman hissedeceğim.