|

Cemal
Reşit Rey'in annesinin amcası olan Osman Hamdi Bey, Osmanlı
ve batı kültürleriyle eğitilerek yetişmiş bir teknik ve siyaset adamı
olan Sadrazam İbrahim Edhem Paşa'nın en büyük oğludur. 1842
tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. İlkokul öğrenimini Beşiktaş'taki
bir okulda yapan Osman Hamdi, 1856 yılında Maarif-i Adliye okuluna başladı.
1860 yılında hukuk öğrenimi için Paris'e gönderildi. Bu öğrenimi
yanında, o devrin ünlü ressamlarının atölyelerinde çalışarak iyi
bir resim eğitimi gördü. 1869 yılında ülkesine döndüğünde Bağdat
İli Yabancı İşler Müdürlüğü görevini genç yaşında üstlendi.
1871'de İstanbul'a dönünce Saray Protokol Müdür Yardımcılığına
getirildi.
Devletin
üst kademelerinde çeşitli görevler yapan Osman Hamdi Bey 11.9.1881
tarihinde İmparatorluk Müzesi (Müze-i Hümayun) Müdürlüğüne atandı.
Bu göreviyle kendi yaşamında olduğu gibi, Türk müzeciliğinde de
yepyeni ve verimli bir dönem açılmış oldu. 1883'de Sanayi-i Nefise
Mekteb-i Alisini (Güzel Sanatlar Okulu) kurarak bu okulun müdürlüğünü
de üstlendi.
1884
yılında eski eserlerin yurt dışına çıkarılmalarını yasaklayan ve
o gün için Türk müzeciliği ve eski eserlerin korunması bakımından
büyük bir adım olan Asar-ı Atîka Nizamnamesi'ni çıkararak
uygulamaya koydu.
Osman
Hamdi Bey Nemrud Dağı, Lagina Tapınağı ve Sayda'da kazılar yaptı.
Sayda kazısında bulduğu ve arkeoloji dünyasının baş yapıtları
kabul edilen, aralarında İskender Lahti'nin de bulunduğu lahitler ve diğer
eserlerin sergilenmesi için, büyük bir ileri görüşlülükle ilk Türk
müze binası olan bugünkü İstanbul Arkeoloji Müzesi'nin 1881 yılında
temelin attı ve 1891'de hizmete açtı.
Müzecilik
çalışmaları ile birlikte resim çalışmalarını da sürdüren Osman
Hamdi Bey doğu anlayışı ile yaptığı figürlü kompozisyonları ile
Türk resim sanatının başarılı bir temsilcisi oldu. Resimleri yerli
ve yabancı birçok müze ve koleksiyonlarda yer almaktadır.
Osman
Hamdi Bey 24.2.1910 tarihinde İstanbul Kuruçeşme'deki yalısında
hayata gözlerini kapadı.
 
Resimlere
büyüktmek için tıklayınız. Üstte solda Hamdi Bey'in bugüne kadar Türkiye'deki
müzayedelerde en büyük meblağa 10 trilyona satılan eseri Kaplumbağa
Terbiyecisi, üstte Eskihusar'da yaşadığı ev (beyaz olan) şimdi kendi
adını taşıyan müze oldu.
|