| Oktay Dalaysel anlatıyor: |
KIRIK
BİR KEMAN'IN ÖYKÜSÜ
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası I. Konsertmaisteri (Başkemancı)
Oktay Dalaysel ile Cemal Reşit Rey arasında gelişen bu öyküyü Türkiye'deki
tüm senfoni orkestraları çok iyi bilirler.
1967 yılında İstanbul'da Şan Sinemasında gerçekleştirilen ( o
tarihlerde tam teşkilatlı konser salonları yoktu) bir konserde solist olarak yer
alan ve Lalo'nun İspanyol Senfonisi seslendiren Oktay Dalaysel, senfoninin dördüncü,
ağır bölümünü çalarken Orkestrayı idare eden şef Cemal Reşit Rey
büyük bir hareketle orkestraya forte atağı verir. Bu büyük akselerasyonun gücü
ile solist Oktay Dalaysel'in kemanına çarpar ve keman gövdesinden ikiye bölünür.
Sapından yere doğru sarkıttığı çalgının yarısı yere düşmüştür.
Teller de
darmadağın olmuştur. Kulise koşar, şaşkınlık içindeyken kemancı Gülden
Turalı kendisine, kendi kemanını uzatır ve Oktay Dalaysel hiç tanımadığı bu kemanla eserin son bölümünü çalıp konserini tamamlar. (Oktay
Dalaysel
sonradan onarımını yaptırdığı bu kemanı hala kullanmaktadır)
Aynı gün konser sonrası evine dönen Cemal Bey'in kol düğmeleri de
birden dağılmıştır. Kendi deyimiyle "bir garip şeyler oluyor"
deyip durmuş. Yıllar sonra Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nı yönetirken,
bu defa yabancı bir solist Lalo çalmaktadır. Oktay Dalaysel de orkestranın
başkemancısıdır. Yine ağır bölümde Cemal beyin eli, solistin kemanına
çarpar
gibi olur. Konser sonunda bu eserde garip bir şeyler olduğunu söyleyerek
suçu yine Lalo'ya yükler!
Cemal Reşit rey'in bu davranışı aslında Fethi Kopuz'un deyimiyle
" civa gibi kabına sığmayan, akan, coşan, heyecan dolu" kişiliğinden
kaynaklanmaktadır. Böylece birlikte müzik yaptığı kişileri de
etkiler, onlara da bu duygularını aktarmaya çalışır.
Resmi büyütmek için üstüne tıklayın.
Müzikten
İbaret Bir Dünyada Gezintiler: Evin İlyasoğlu