| GENCAY GÜRÜN : "Gala gecesi odamdan çıkamadım" |
GENCAY GÜRÜN
"Gala gecesi korkudan odamdan çıkamadım"
Gencay Gürün İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'na genel sanat yönetmeni olarak atandığı 1984 yılında hemen tiyatronun o eski görkemli günlerine kavuşabilmesi için çalışmaya başlar. Salonlar yeniden düzenlenir, yönetmen kadrosu yenilenir, Şehir Tiyatrosu oyuncuları ile tiyatro dışından alınan konuk oyuncular kaynaşırlar. Tiyatro canlanmış, birbiri arkasına çok iyi oyunlar sahnelenmiştir ama yıllarca belediyenin tiyatrosuna küsen seyirci bu yenilikleri henüz fark edemez. Gencay Gürün, frapan, halkı kucaklayan bir oyun peşindedir. Haldun Dormen'den yardım ister. Dormen ona hemen Lüküs Hayat'ı önerir. Gürün bu eski oyunu seyircinin reddetmesinden korkmaktadır ama Haldun Dormen kararlıdır. Hemen Cemal Reşit Rey'le görüşmeye gidilir, izinler alınır. O günlerde sağlığı iyice bozulmaya başlamış, hastaneye kaldırılmıştır. Oyun titizlikle hazırlanır ve gala gecesi için Cemal Bey özel olarak hastaneden çıkırılıp getirilir.
Gencay gürün galada konukları karşıladığını, herkesle sohbet ettiğini ancak oyunu izlemeye cesaret edemediğini söylüyor:
"Çok telaşlıydım. Eski bir oyunu sahneye koymuştuk ve seyircinin nasıl bir reaksiyon göstereceğini bilemiyorduk. Finalde odamda korku içinde bekliyordum. Oyun bitti ve o anda salondan müthiş bir gürültü koptu. İnsanlar alkışlamayla yetinmiyor, ayaklarıyla da tempo tutuyorlardı. Lüküs Hayat elli bir yıl sonra Şehir Tiyatroları'nın yine kaderini değiştiriyor, küskün seyircinin tiyatroya dönmesini sağlıyordu.
"O gece Cemal Bey, oyunun finalinde son kez sahneye çıktı ve seyirci ile birlikte tempo tutarak, gencecik bir delikanlı gibi yerinde duramadan Lüküs Hayat'ın o ünlü melodisini defalarca seslendirdi. Ertesi gün tekrar hastaneye götürüldü. Bu gala gecesi onun sahnedeki son gecesi olmuştu."
Lüküs Hayat 1985'den sonra İstanbul Şehir Tiyatroları'nda kesintisiz olarak 15 yıl sahnelenecekti. TIKLAYINIZ