BABASI AHMET REŞİT BEY (1879-1956)
 

Cemal Reşit Rey sarayla yakın ilişkileri olan, son Osmanlı ailelerinden birinin oğluydu. Babası Ahmet Reşit Bey, Çankırı Mutasarrıfı Abdullah Şefik Bey ile Atiye Huriye Hanım'ın oğludur. Annesi bestekar Leyla Saz Hanım'ın akrabası olur. Ahmet Reşit Bey, 1870'de İstanbul'da doğdu. Lise eğitimi sırasında Recaizade Ekrem Bey'in etkisinde kalır ve yazılar yazmaya başlar. Liseden sonra girdiği Mülkiye Mektebini bitirip, bir süre liselerde öğretmenlik yapar. 1892'de Yıldız Sarayı 3. katipliğine getirilir. Bu görevinde aşama yaparak on dört yıl çalışacaktır. 

Ahmet Reşit Bey, 1896'da İbrahim Ethem Paşa'nın torunu Fethiye Hanım'la evlenir. Aile büyük kızları Fatma Samime ve oğulları Ekrem Reşit'in doğumlarının ardından Reşit Bey'in terfiyen Kudüs Mutasarrıflığına atanması sonucu Kudüs'e yerleşirler. Cemal Reşit Rey burada dünyaya gelir.

Ahmet Reşit Bey, 1906'da Manastır valiliğine atanır, 1907'de Ankara, 1908'de Halep Valiliği görevlerine atanır. Ailenin son çocuğu Emine Semine, Ankara'da dünyaya gelir. Ailenin taşınma işleri bir türlü bitmez. 1909'da İstanbul'a taşınırlar ve Erenköy'de bir köşkte yaşamaya başlarlar. Ahmet Reşit'i bu dönemde Galatasaray Lisesi'nde edebiyat öğretmeni olarak görüyoruz. 1911'de Reşit Bey'e Bağdat Valiliği teklif edilir. Çocuklarının küçüklüğü nedeniyle bu görevi reddedince, Selanik ya da İzmir valiliği önerilir. Ahmet Reşit üst düzey bir devlet memuru olarak kısa süreli atamalarla açık olan yerlere gönderilmekte, Osmanlı'nın en karışık yıllarında sürekli hükümetler değiştikçe o da bazen terfi ettirilip, bazen geri hizmete alınmaktadır. Bu arada Balkan Savaşı başlamıştır. Ahmet Reşit Bey, 1912'de Kamil Paşa kabinesinde Dahiliye Nazırı olur ancak ittihatçılar'ın Bab-ı Ali baskını ile hükümet düşer ve nazırlığı son bulur.  Önünde işlenen cinayetler, ardından gelen tutuklama, bu karmaşık günlerde yapılan suçlamalar Ahmet Reşit Bey'in ailesinden ayrı düşmesine neden olacak, bir süre sonra çeşitli güçlüklerle ailesiyle Avrupa'da buluşacaktır. Paris'te onları Fransız Cumhurbaşkanı misafir eder ancak kısa süre sonra Birinci Dünya Savaşı'nın başlaması ailenin Cenevre'ye yerleşmesine neden olacaktır. Ahmet Reşit Bey'i, 10 Mart 1919'da kurulan hükümette yine Dahiliye Nazırı olarak görüyoruz. Padişah kendisine sadrazamlık teklif etmesine rağmen Ahmet Bey bu görevi kabul etmemiş, ancak yaşamının en büyük acısı olarak nitelendirdiği, Sevr Anlaşması için Paris'e giden heyetin içinde bulunmuştur. Anlaşmayı imzalamamak için hem nazırlıktan, hem de delegelikten istifa eden Ahmet Reşit Bey, bundan sonraki yaşamını emekli olup, Nişantaşı Şair Nigar'daki konağında geçirmiştir.

Ahmet Reşit Bey'in bundan sonraki yaşamı belki de asıl uğraşması gereken konuyla, edebiyatla uğraşarak geçmiştir. Çeşitli çeviriler yapmış, yazılarını derlemiş bunları kitap olarak toplamıştır.


Kitaplarının tam listesi için bakınız:

Evin İlyasoğlu/Müzikten İbaret Bir Dünyada Gezintiler

Yapı Kredi Yayınları

Resimleri büyütmek için üzerine tıklayınız. İkinci resimde Ahmet Reşit Bey, Şair Nigar'daki konağın bahçesinde oğulları ve onların arkadaşları ve konaktaki bazı hizmetkarlarla... Ortada önde Ekrem Reşit, sağında Cemal Reşit Bey'ler....