ANNESİ FETHİYE HANIM (1881-1956)
 

Cemal Reşit Rey'in annesi Fethiye Hanım'ın büyük babası Sadrazam İbrahim Ethem Paşa'ydı. Fransa'da maden mühendisliği eğitiminin ardından yurda döndükten sonra uzun süre madencilik üzerine çalışmalar yapmış, 1847'de sarayın hizmetine girmiş, Berlin büyükelçiliği ve bir yıl kadar sadrazamlık yapmıştır. Bilim alanında memlekete getirdiği pek çok yenilik vardır. Ethem Paşa'nın dört oğlu olmuştur. Bunlardan en büyüğü ressam, Arkeoloji Müzesi kurucusu Osman Hamdi Bey'di. Üçüncü oğlu Galip Bey, Sedat Hakkı Eldem'in babasıydı. Osman Hamdi Bey, babasının Boğaz'daki yalısını bir sanat ortamı haline getirmiş, burada Avrupa'nın en büyük sanatçıları ile Türk sanatçıları bir araya gelmişlerdir. Osmah Hamdi Bey'in küçük kardeşi Mustafa Hamdi Bey'in kızlarından Fethiye Hanım da bu yalıya sık sık girer çıkardı. Cemal Reşit Rey'in babası ve annesi de işte bu yalıda tanıştılar. Fethiye Hanım çok iyi eğitim görmenin ötesinde ciddi müzik dersleri de almış, çok iyi piyano çalmayı öğrenmiştir. Fethiye Hanım, Ahmet Reşit Bey'i daha yalıda gördüğü ilk gün aşık olmuş, kocasına olan aşkı hayatı boyunca sürmüştür. 

Fethiye Hanım, evlendikten sonra 10 yıl içinde doğurduğu dört çocukla birlikte sürekli İstanbul-Kudüs-Manastır-Paris-Cenevre arasında defalarca ev taşımak zorunda kalmış, hizmetkarlar, dadılar, kalfalar, öğretmenlerle uzun yolculuklar yapmıştır. Yerleşik düzene ise ancak 1919'dan sonra kocasının emekli oluşundan itibaren geçebilmiş, Nişantaşı Şair Nigar Sokak'taki konaklarında 1962'de ölümüne kadar yine klasik bir Osmanlı yaşamı sürmüştür. Şair Nigar'daki bu konak, dönemin en hareketli mekanlarından biridir. Ekrem ve Cemal Reşit Bey'lerin özellikle Şehir Tiyatrosu'nda temsiller hazırladıkları dönemde konakta her gün provalar yapılır. Sofraya en az sekiz kişi oturulur, konuklar için sofrada mutlaka boş yerler bulunur. Yemekten sonra erkekler kendi odalarına çalışmaya çekilirler. Baba anılarını yazmaktadır. Ekrem Reşit Bey ya bir piyes, ya da roman üzerinde çalışır. cemal Bey ise piyanosu başında yeni eserler üzerine çalışır. Fethiye Hanım'a gelince... Hizmetkarlar ve onların aileleriyle gece boyu sürecek sohbetlere başlar. Yaz aylarında ise aile hizmetlilerle birlikte mutlaka Boğaz'da bir yalıya taşınır. Ailenin bu Batılı görünümdeki Osmanlı yaşamı Ahmet Reşit ve Ekrem Reşit Bey'lerin ölümlerinden sonra giderek sadeleşir. Fethiye Hanım son dönemde maddi sıkıntı çektiği için evdeki eşyaları satmaya başlar. Fethiye Hanım'ın 1956'da vefatından sonra Ekrem Reşit Bey bu evi satarak, Serencebey'de bir apartman katına yerleşecektir.