|
|
Bach
Mozart
Beethoven
Chopin
Itri
Dede Efendi
Hacı Arif Bey
Cemal R.Rey
Adnan Saygun
Ulvi C. Erkin
Necil K. Akses
Ferit Alnar

|
Kapalıçarşı'da Muhteşem
Konser
Tuluyhan Uğurlu 25 Aralık
Pazar günü Kapalıçarşı'nın
550. kuruluş yıldönümü
konserinde 2500 kişiye
seslendi. Üç dinin
ilahilerinin seslendirildiği
bölümde Tuluyhan sahneyi
Adruşan Kirkor Halaçyan,
Yako Taragano ve Aziz Mahmut
Hardal'la paylaştı. Sanatçı,
konserin ikinci yarısında
ise Kültür Bakanlığı Mehter
Takımı ile özel bir
repertuar sundu.
http://www.euronews.net/2011/12/26/music-marks-550-years-of-istanbul-s-grand-bazaar/ |
|
|
14 Şubat'ta CKM'de
Buluşuyoruz
Tuluyhan
Sevgililer Günü konserini bu
yıl Caddebostan Kültür
Merkezi'nde verecek. Konser
saat 20.30'da başlayacak.
Konserde gösterilecek olan
görsel sunumun özetini
yandaki videodan
izleyebilirsiniz. |
|
|
|
|
Yeni Proje: Düşlerini
Erteleme
Tuluyhan
Uğurlu, 2012 bahar aylarında lise ve
üniversite öğrencilerine yönelik
yeni bir projeye başlayacak. Proje
kapsamında Uğurlu gençlere
yaptıkları her işte yaratıcı
olmalarını, 21. Yüzyılın gençleri
olarak geçen yüzyılı tekrarlamak
yerine yeni yüzyılı oluşturmalarını
önerecek. Hazırladığı yepyeni
dinamik eserlerle senkronize yürüyen
görsel sunumla desteklenen
konserlerde Tuluyhan Uğurlu gençlere
“özgün” olmanın önemini anlatacak.
(Projenin tanıtımnı yandaki
videodan izleyebilirsiniz
Tuluyhan Uğurlu'nun bu konudaki
yazısını aşağıdaki linkten
okuyabilirsiniz:
http://www.tuluyhanugurlu.org/?p=572 |
|
|
|
"Müzikte
sentez bir dünya
kardeşliğidir"
"Ben önce yöremi tanıdıktan
sonra, kendimi dünyalı
olarak görmeyi istiyorum. Bu
bir Doğu-Batı sentezi olarak
görülebilir. Aslında
dünyanın sentezidir. Hatta
aslında dünyanın ta
kendisidir. Piyano ne kadar
şahsiyet sahibiyse, bağlama
da o kadar şahsiyet
sahibidir. Bunlar insanların
icat ettikleri şeylerdir. Bu
bir dünya kardeşliğidir.
Senfoni Türk'te bağlama 100
kişilik müzik topluluğunun
önünde solo olarak çalıyor,
piyano ve orkestra ona eşlik
ediyor. Bu bizim dünyaya
bakış açımız olmalıdır.
|

Kâinatın Ritmi
"Kainatta bir
uyum ve ritim
vardır,
bu bir
dinamiktir. Kendi
iç dünyanızdaki
ritim ile kainattaki
uyum arasında
bütünlük sağlamak
zorundasınız.
Mevlana’nın, Yunus
Emre’nin bahsettiği
de budur. Ruhumuzun,
kalbimizin
yaratıcımızla kainat
arasında olan
ahengidir. Bu uyum
sağlanırsa sanatta
zirveye çıkılır.
Yaptığınız eseri
dinleyen kendisini
bulur,
içindeki
güzellikler arasında
gezinir.”
|

"Ben kendi yolumda
yürüyorum"
Ben kendi yolumda yürüyorum ve
yoruluncaya kadar çalmaya,
üretmeye devam edebilmeyi
düşlüyorum.
Yorulduğumda dinlenip, tekrar
üretebilmeyi umuyorum.
Kimseden bir şey beklemeden,
kendi kurallarım, kendi
doğrularımla uzun bir
yürüyüşteyim. Koşmuyorum,
yürüyorum. Her konserimde, her
yeni albümümde yanıma yeni
dostlar alarak yürüyorum.
Giderek kalabalıklaşarak
yürüyoruz. Bu beni sonsuz
mutluluklara sürüklüyor... Bir
sanatçı için yaşarken
anlaşıldığını görmekten daha
güzel
ne olabilir ki?
|
|
|
İstanbul
için ikinci albüm:
Sonsuza Kadar İstanbul
Tuluyhan, Dünya Başkenti
İstanbul'dan sonra doğduğu kente
olan aşkını anlattığı ikinci bir
albüm daha yaptı:
Sonsuza Kadar İstanbul . Albümde yer
alan sekiz eserin tümü Tuluyhan
Uğurlu imzasını taşıyor.
Düzenlemelerde ve tüm stüdyo
aşamasında Can Özyiğit'le birlikte
çalışan Tuluyhan bu kez İstanbul'un
dününden çok bugününe ve özellikle
yarınına bakıyor. Albümün
solistleri Mehmet Refik Kaya, Murat
Toraman, Doğukan Çokşeker, Uğur
Varol, Korhan Kor, Aykut Sütoğlu ve
Volkan Gidiş. Albümün gala konseri
26 Aralık 2010'da Kapalıçarşı'da
gerçekleşti. (Ağustos 2010)
|

Tuluyhan Brüksel
Concert Noble'deydi
Bursa Belediyeler
Birliği ve Osmangazi
Belediyesi'nin Brüksel'de
gerçekleştirdiği organizasyonda
Tuluyhan Uğurlu, Bursa için
hazırladığı yeni çalışması ve
ardından Anadolu kültürünü anlattığı
Güneş Ülke Anadolu'yu seslendirdi.
Konsere Avrupa parlamentosu üyeleri
ve Brüksel'de bulunan yabancı
temsilciler katıldı. Konserde
sanatçıya Murat Toraman, Doğukan
Çokşeker, Uğur Varol ve Gürkan Özkan
eşlim ettiler. (Ocak 2011) |
 
Merinos Atatürk
Kültür
Merkezi'nde
Bursa'da
Zaman
1 Haziran 2011 akşamı
Tuluyhan Bursa için hazırladığı
"Bursa'da Zaman" isimli
projesini Merinos Atatürk Kongre
ve Kültür
Merkezi'nde ilk kez
seslendirdi. Bursa Büyükşehir
Belediyesi'nin düzenlediği
konsere katılım büyüktü.
Tuluyhan
müzisyen
arkadaşları
Murat Toraman,
Doğukan
Çokşeker, Uğur
Varol Umut Sel
ve Gürkan
Özkan'la
seslendirdiği beş
eserin ardından sahneyi Bursa
Belediyesi mehter takımı ile
paylaştı. Müzik ve görüntülerle
Bursa'nın anlatıldığı konser
dakikalarda
ayakta
alkışlandı.
Konserin
organizasyonunda
büyük emeği
geçen Bursa
Kültür AŞ
çalışanları ve
genel müdürü Sn.
Rifat Bakan'a
sonsuz
teşekkürlerimizle
|
|
|
  |
Kanada'da Tuluyhan Rüzgârı
Tuluyhan Uğurlu, 7 ve
8 Ağustos günleri
Kanada-Toronto'da, kentin en
büyük meydanı Yonge-Dundas
Square'de binlerce kişiye
iki konser verdi. Kanada
Türk Dostluk Vakfı
tarafından düzenlenen
Toronto Türk Festivali
açılış gecesinde sahneye
çıkan Tuluyhan Uğurlu,
konserinin ilk bölümünde
Fatih Belediyesi Mehter
Takımı ile birlikte sahne
aldı. Konserlerin ikinci
bölümünde ise solo piyano
ile sevilen
eserlerinden
bölümler sundu. (Ağustos
2010)
|

Tuluyhan Maden Şehitlerimiz İçin
Çaldı
Geçtiğimiz yıl 17 Mayıs'ta
Zonguldak'ta kaybettiğimiz 30 maden
şehidimiz anısına Zonguldak
Karaelmas Üniversitesi tarafından
düzenlenen anma programında Tuluyhan
Uğurlu, dünden bugüne tüm maden
şehitlerimiz için çaldı. Yüzlerce
gencin doldurduğu açık hava
konserinde Zonguldak'ın madenle
yürüyen serüvenini anlatan görsel
bir sunumdan yararlanıldı.
(Mayıs 2011) |
|
|
"SAHNE SANATÇININ
EVİ,
SEYİRCİ
KONUKLARIDIR"
"Sahne insanın
yaşadığı gerçek
dünyadan üç
basamak yukarısıdır.
Bu üç basamağı
çıktığınız anda
değişir, kendiniz
gibi olmazsanız
insanlar sizi
dinler, alkışlar ve
gider.
Ben bununla
yetinemem.
Seyircimle aramda
her zaman derin
bağlar olmasını
isterim. Bu nedenle
sahnede ben olmaya
özen gösteririm.
Konser mekanları
benim evim gibidir.
Seyircim ise
konuklarım. Bazen
sevgim o kadar büyür
ki, hepsine
kucaklamak isterim."
|
|
"SANAT
SİYASET ÜSTÜDÜR,
OCULUK
BUCULUK
SANATÇIYA
YAKIŞMAZ"
"Türkiye çok
farklı
düşüncelerin
olduğu bir yer.
Oculuk buculuk
sanatçıya
yakışmaz. Sanat
siyaset üstüdür.
Sanatçı da bu
bilinçte olarak,
farklı dünya
görüşlerine
tahammül
edebilmeli.
Sanatçı
duyarlılığı da
zaten bunu
gerektirir.
Rejimler
geçicidir, insan
bir ülkede o
ülkenin tarihi
için,
insanlarının
gözlerindeki
ışık için,
anıları için,
umutları için
yaşar"
|
|

Zil Çaldı Tuluyhan Okulunuzda
Tuluyhan Diyarbakır'da da kuralı
bozmadı ve tüm Anadolu konserlerinde
olduğu gibi Güzel Sanatlar Lisesi
öğrencileriyle buluştu. Okulun müzik
bölümündeki gençleri dinleyen ve
onlara yaratıcılıkla ilgili önemli
mesajlar veren Tuluyhan'ın,
"Papağan olmayın, içinizdeki
yaratıcı ruhu ortaya çıkarın.
Türkiye'nin yaratıcı ruhlara
ihtiyacı var" sözleri alkışlarla
karşılık buldu. Tuluyhan, okulda
sadece klasik müzik enstrümanı
değil, geleneksel müziğimizin
enstrümanlarını çalan öğrencilerde
de yakından ilgilendi. "Her
enstrüman bir kültürü temsil eder.
Enstrümanları birbirinden ayırmak, o
kültür yok saymaktır" dedi.

|

Diyarbakır'da
Güneş Ülke Anadolu
Tuluyhan, 2 Mart 2010 Salı akşamı
Dicle Üniversitesi Kongre ve Kültür
Merkezi'nde Güneş Ülke Anadolu'yu
seslendirdi. 1500 kişinin izlediği
muhteşem konseri GAP Kültür Birliği
ve Diyarbakır Valiliği düzenledi.
Batman'da Dünya Kadınlar Günü
8 Mart 2010 Dünya Kadınlar Günü'nde
Tuluyhan Uğurlu Batman'da sadece
kadın derneklerinin üyelerinin
katılacağı çok özel bir konser
verdi. GAP Kültür Birliği ve Batman
Valiliği'nin düzenlediği konserin
finalinde Zübeyde Hanım İlköğretim
Okulunun kız öğrencileri Tuluyhan
Uğurlu'nun Bu Toprağın Çocukları
isimli şarkısını seslendirdiler. |

Kapalıçarşı'nın
Sanatçısı
Tuluyhan Uğurlu'nun
Kapalıçarşı serüveni 2008
yılında başladı. İstanbul'un
bu görkemli çarşısında
yapılan konser öylesine
büyük ilgi gördü ki, Uğurlu
binlerce seveni ile dört kez
aynı mekanda buluştu.
Çarşının yönetiminden
esnafına, Tuluyhan ile
Kapalıçarşı arasında
sarsılmaz bir gönül bağı
oluştu.
İşte bunun en güzel örneği.
Tuluyhan, Kapalıçarşı'nın resmi web
sitesinde çarşının sanatçısı
olarak tanıtılıyor. Tuluyhan
kendisine yapılan bu güzel
jestten duyduğu heyecanı
"İşte beni tarifsiz
mutluluklara sürükleyen bir
sevgi çemberi " diye ifade
ediyor. Kapalıçarşı web
sitesindeki Tuluyhan Uğurlu
sayfası için
TIKLAYINIZ
|
|
|
TULUYHAN'IN DÜNYASI
Sanatçı
Ölümsüzlüğü
Arar
Sanatkar bir karıncadır,
kainatı arar, kainatın sırlarını arar. Ve bunlarla
ölümsüzlüğü arar. Her insan ölümü yaşayacaktır.
Ama sanatkarın ölümden anlamak istediği
ölümsüzlüktür. Sanatkar biraz bencildir. O
yanlarını insan-ı kamil olma yolunda törpülemeye
çalışır. Belki bu özellik de sanatkara Allah
tarafından verilen bir nosyondur. Ölümsüzlüğü
ararken zaten ölümsüzlüğün var olduğunu bilir ama
onun isteği bu dünyada da, bu boyutta da
ölümsüzlüğü elde edebilmektir. Bu sanatkarın
hoşuna gider.
Gerçek
Sanatçı
Sadece Kendi
İle Yarışır
Sanatkar kimseyle yarışmaz.
Sanatkar kendi işine bakar. Bu sırada dünyayı da
takip eder. Sanatkarın görevi sadece iyi piyano
çalmak, iyi resim yapmak değildir. Onlar zaten
olacak. Sanatkar toplumdan beslenir ve ona olan
borcunu onu güzele yönlendirerek öder. Müzik
bahanedir, önemli olan insanlığın huzuru ve
kardeşliğidir.
İlhamı Fazla
Değiştirirseniz
Bir Daha
Yanınıza
Uğramayabilir
Besteci eserin nereye gideceğini hiçbir
zaman bilemez. Eser bestecisini aşar ve kendi
kendine yaşar. Belki de şöyle söylemek gerekiyor:
Eser kendi kendine yaşamaya başladığı zaman gerçek
bir sanat eseri olur, ölümsüz olur. Müzik kendinde
ısrar ederse eder, siz onun emrine boyun
eğersiniz. Ancak bittikten sonra profesyonel bir
denetim uygulayabilirsiniz. Bu bana uymaz,
yakışmaz diyebilirsiniz ve biraz değiştirir,
üzerinde oynarsınız. Ama bazen de ortaya çıkan
eser o kadar mükemmeldir ki, size ters gelse bile
kıyamaz bırakırsınız. Çünkü bu eseri yaratan siz
değilsiniz.
Siz bir aracısınız. Nasıl havada dolaşan
radyo sinyallerini bir radyo olmadan, yani bir
aracı olmadan dinleyemezseniz, müzikte ilham
da böyledir. Bazen öyle müthiş bir şey
yakalarsınız ki, şaşırırsınız. Bir güç size bunu
söyletir, çaldırır... Aracı olmak size verilmiş
büyük bir ödüldür. Gelen ilhamı çok
değiştirirseniz ilham bir daha yanınıza
uğramayabilir."
|
|
|
|
PANDA
VE TULUYHAN
İkisi de sessizlik içinde
diledikleri
sesleri duyar, karanlık içinde diledikleri
görüntüleri görürler. Sabah ezanları okunup günün ilk
ışıkları şehri aydınlatırken insanlara sabaha kadar
bekçilik etmenin huzuru içinde yataklarına giderler.
Biri geniş yatağında genelde tek başına, diğeri kaldırım
taşları üzerinde her zaman yalnız uyur. Güneş yükselince
tekrar insanların arasına karışırlar. Kimseden bir şey
istemeden dolaşırlar. Sevgi gördükleri yerde durur, kısa
bir mola verirler. Sonra yine özgürce yollarına devam
ederler.>>
BU GECE KAR
YAĞACAK
Hava sonbahardan kışa dönerken hemen kar
koklamaya başlar: “Bu gece mutlaka kar yağacak.”
Aksini iddia edemezsiniz, masum bir çocuk gibi
bakar mavi gözleriyle yüzünüze...
Sokak lambasını gösterir: “Bak ışığa bak,
kar tanelerini görmüyor musun?”
>>>
SASU ASLINDA
HİÇ DÖNMEDİ
Öylesine küçük ve güzel ki, biraz daha direnirse
bu evin kedisi olabilir. Zaten mutfağa su içmesi için
bir tabak bile konuldu. Geceleri telefon ettiğimiz zaman
Tuluyhan neşe içinde "Ne olacak Sasu ile karşılıklı
oturuyoruz." diyor.
>>>>
|
|
|
|